Sesin kaydedilebileceği fikri 19. yüzyılda mucitleri büyüleyen bir konuydu. İlk başarılı deneme, 1877 yılında Amerikalı mucit Thomas Alva Edison tarafından gerçekleştirildi. Edison, New Jersey’deki ünlü Menlo Park laboratuvarlarında çalışırken, telgraf ve telefon teknolojileri üzerindeki deneylerinden yola çıkarak sesi mekanik bir ortama aktarmayı başardı.
İcat Yeri ve Zamanı:
- Mucit: Thomas Edison
- Tarih: Aralık 1877
- Yer: Menlo Park, New Jersey, ABD
- Cihaz Adı: Fonograf (Phonograph)
Nasıl Çalışıyordu ve İlk Kullanım?
Edison’un Fonografı, bugünkü plaklara hiç benzemiyordu. Cihaz, etrafına ince bir kalay folyo (tinfoil) sarılmış metall bir silindir üzerine kayıt yapıyordu. Kullanıcı bir tünele doğru konuşurken, ses dalgaları bir diyaframı titreştiriyor, bu titreşimlere bağlı bir iğne de dönen silindir üzerindeki folyoya dikey izler (inişli çıkışlı) bırakıyordu.
Dünyanın ilk ses kaydı, Edison’un bizzat Fonograf’a okuduğu “Mary Had a Little Lamb” (Mary’nin Küçük Bir Kuzusu Vardı) adlı çocuk şarkısıdır. Edison, iğneyi tekrar başlangıca getirip kolu çevirdiğinde, kendi sesinin folyodan zayıf ama anlaşılır bir şekilde geri geldiğini duydu. Bu, insanlık tarihinde sesin tutsak alınıp tekrar özgür bırakıldığı ilk andı. Ancak kalay folyo çok kırılgandı ve sadece birkaç dinlemeden sonra bozuluyordu. Daha sonra bu silindirler balmumundan yapılmaya başlandı.

Modern Plakçaların Doğuşu: Berliner ve Gramofon
Edison’un silindirleri ses kaydının atası olsa da, ticari olarak seri üretilmesi zor ve depolanması zahmetliydi. Bugün bildiğimiz anlamda “plak” ve “pikap” sisteminin gerçek mimarı, Alman asıllı Amerikalı mucit Emile Berliner‘dir.
İcat Yeri ve Zamanı:
- Mucit: Emile Berliner
- Tarih: 1887 (Patent)
- Yer: Washington D.C., ABD
- Cihaz Adı: Gramofon (Gramophone)
Devrimsel Fark: Düz Diskler (Plaklar)
Berliner, 1887 yılında patentini aldığı Gramofon ile silindir yerine düz diskler kullanmayı önerdi. Bu, müzik endüstrisi için dönüm noktasıydı.
- Lateral Kayıt: Edison’un dikey kesiminin aksine, Berliner iğneyi disk yüzeyinde sağa-sola (lateral) titreştirerek kayıt yapıyordu. Bu, iğnenin yivden (groove) çıkmasını engelliyor ve daha tutarlı bir ses veriyordu.
- Seri Üretim: En büyük avantaj depo kolaylığı ve kopyalamaydı. Berliner, bir “ana plak” (master disc) hazırlayarak, bu plaktan binlerce kopyayı presleme yöntemiyle hızlı ve ucuz bir şekilde üretebiliyordu. İlk plaklar sert kauçuktan, daha sonra ise (1960’lara kadar standart kalan) şellak (shellac) adı verilen bir reçineden yapıldı.

